Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.
Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Sizlere bir ayeti hatırlatmak isterim. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
﴿وَٱتَّقُواْ يَوما تُرجَعُونَ فِيهِ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ تُوَفَّىٰ كُلُّ نَفس مَّا كَسَبَت وَهُم لَا يُظلَمُونَ ٢٨١﴾
Manası: Öyle bir günden korkunuz ki, o gün Allâh’a hesap vereceksiniz. Sonra da herkese hak ettiği eksiksiz verilecek ve hiç kimse haksızlığa uğramayacaktır. (El-Bakarah suresi, 281. ayet)
Allâh Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:
﴿وَتِلكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَد ظَلَمَ نَفسَهُ﴾
Manası: Bunlar Allâh’ın bildirdiği sınırlarıdır. Kim Allâh’ın bildirdiği sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. (Et-Talâk suresi, 1. ayet)
İbn-i Se’lebeh El-Huşenî Cursûm İbn-i Nâşir Rasûlullâh’ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet edilir:
إنَّ اللهَ تعالَى فَرَضَ فرائضَ فَلا تُضَيِّعُوها وَحَدَّ حُدودًا فَلا تَعْتَدُوهَا وَحَرَّمَ أَشياءَ فلا تَنْتَهِكُوهَا اهـ
Manası: Doğrusu Allâh-u Teâlâ belirli şeyleri farz kılmıştır onları ihmal etmeyin, yerine getirin! Allâh bazı sınırlar koymuştur o sınırları aşmayın! Allâh belirli şeyleri haram kılmıştır, o haramları işlemeyin! (Dârakutni)
Sevgili kardeşlerim; kim âhirette mutlu olmayı ve yüksek mertebelere erişmeyi dilerse, takva sahibi olsun. Muhakkak ki takva sahibi olmak, kurtuluş ve saadetin yoludur. Zeki olan kişi, özellikle kötülüklerin yaygınlaştığı ve insanların günahlarının çoğaldığı şu zamanda, kendi nefsinekarşı gelip onu takvaya zorlayan kimsedir.
Continue reading ALKOL VE UYUŞTURUCU KULLANIMINDAN VE DÖVME YAPTIRMAKTAN SAKINDIRMA