ALKOL VE UYUŞTURUCU KULLANIMINDAN VE DÖVME YAPTIRMAKTAN SAKINDIRMA

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Sizlere bir ayeti hatırlatmak isterim. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿وَٱتَّقُواْ يَوما تُرجَعُونَ فِيهِ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ تُوَفَّىٰ كُلُّ نَفس مَّا كَسَبَت وَهُم لَا يُظلَمُونَ ٢٨١﴾

Manası: Öyle bir günden korkunuz ki, o gün Allâh’a hesap vereceksiniz. Sonra da herkese hak ettiği eksiksiz verilecek ve hiç kimse haksızlığa uğramayacaktır. (El-Bakarah suresi, 281. ayet)

Allâh Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿وَتِلكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَد ظَلَمَ نَفسَهُ﴾

Manası: Bunlar Allâh’ın bildirdiği sınırlarıdır. Kim Allâh’ın bildirdiği sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. (Et-Talâk suresi, 1. ayet)

İbn-i Selebeh El-Huşenî Cursûm İbn-i Nâşir Rasûlullâh’ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet edilir:

إنَّ اللهَ تعالَى فَرَضَ فرائضَ فَلا تُضَيِّعُوها وَحَدَّ حُدودًا فَلا تَعْتَدُوهَا وَحَرَّمَ أَشياءَ فلا تَنْتَهِكُوهَا اهـ

Manası: Doğrusu Allâh-u Teâlâ belirli şeyleri farz kılmıştır onları ihmal etmeyin, yerine getirin! Allâh bazı sınırlar koymuştur o sınırları aşmayın! Allâh belirli şeyleri haram kılmıştır, o haramları işlemeyin! (Dârakutni)

Sevgili kardeşlerim; kim âhirette mutlu olmayı ve yüksek mertebelere erişmeyi dilerse, takva sahibi olsun. Muhakkak ki takva sahibi olmak, kurtuluş ve saadetin yoludur. Zeki olan kişi, özellikle kötülüklerin yaygınlaştığı ve insanların günahlarının çoğaldığı şu zamanda, kendi nefsinekarşı gelip onu takvaya zorlayan kimsedir.

Şeytan bir çok kulu takvadan uzaklaştırıp günahlara daldırmıştır. Böylece bazıları küfre, bazıları ise büyük günahlara ve helak edici günahlara düşmüşlerdir. Allâh bizleri korusun. Onlar, ölümü ve âhireti hatırlamakta gafildirler. Onların günah işlediklerini görürsün. Onlar ne kendilerinden önce gelip ölenlerden ne de saçlarının ağarmasından kendilerine ders çıkarırlar. Daha ne zamana kadar bu gaflet sürecek?! Daha ne zamana kadar bu günahları işlemek devam edecek?!

Ne mutlu nefeslerini âhireti için faydalı olan şeylere harcayıp, hesaba çekilmeden önce Allâh’ın rızasını kazanana!

Sevgili kardeşlerim; sizlere âhirete hazırlanmayı hatırlatıyorum. Muhakkak ki dünya fanidir. Âhiret ise kalıcıdır, sonsuzdur.

Sizleri takvalı olmaya teşvik ediyoruz. Takva ise, farzları yerine getirip haramlardan sakınmaktır. Bir insan farzları bırakıp günahları işlediği müddetçe asla takva sahibi olamaz.

Günümüzde takvadan uzak olup günahlara dalan insanlar çoktur. Bu mecliste, insanların işlediği günahları saymaya kalkışsaydık, saymakla bitiremezdik. Ancak bugünkü hutbede sizleri şu zamanda yaygın olan üç şeyden uyarmak istiyorum. Allâh bizleri korusun. Bunlar; alkol ve uyuşturucu kullanmak ve dövme yaptırmaktır. Allâh bunların herbirini yasakladı ve Rasûlullâh ﷺ bizleri bu şeylerden uyardı.

Alkol; sağlık açısından ve topluma açtığı zararları bakımından bilinmektedir. Alkol, aklı olumsuz yönden etkiler ve başka bir çok zararları vardır. Allâh bizleri korusun.

Rasûlullâh ﷺ ne kadar doğru söylemiştir:

لا تَشْرَبِ الخمرَ فَإِنَّهَا مِفْتَاحُ كُلِّ شَرٍّ

Manası: Alkol içme! Muhakkak ki alkol bütün şerlerin anahtarıdır. (İbn-i Mâceh)

Nice insanlar alkolün etkisinde kalarak birbirleri ile kavga yapıp birbirlerinin kanlarını akıttılar. Bir çok insan alkol etkisi altında kumar ve bahiste mallarını kaybetti. Yine nice insanlar alkolün şiddetli etkisi altında kendilerine en yakın olan insanlara tecavüz ettiler. Ne kadar acıdır ki, bazı gençler alkol içmeyi modern olmanın simgesi olarak algılıyorlar. Halbuki alkollü içkileri içmek, vücuda, piskolojiye, topluma ve maddiyata zararların yanısıra kişinin piskolojisinin zayıflığına işaret eder. Allâh bizleri korusun.

Bazılarının da daha ileri gittiklerini görürsün. Alkol içmeleri ile birlikte peygamber efendimizin nehyetmiş olduğu kötülüklerden birine daha bulaştıklarını, uyuşturucu kullandıklarını görürsün. Uyuşturucu kullanmanın güçsüzlüğe ve hastalığa yol açtığı ayrıca kişiyi günaha düşürdüğü de malumdur.

Bu insanlara diyoruz ki, Allâh Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ العَدَاوَةَ وَالبَغْضَاءَ فِي الخَمْرِ وَالمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللهِ وَعَنِ الصَّلَاةِ فَهَلْ أَنْتُمْ مُنْتَهُونَ﴾

Manası: Muhakkak ki şeytan içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak ister ve sizi Allâh’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçiniz! (El-Mâ’ideh suresi, 91. ayet)

Bu ayet alkol içmenin yasak olduğuna en açık delillerden biridir. Sanki onlara şöyle denmiştir “Size alkolün ve kumarın nelere sebep olduğu bidirilmiştir. Bu uyarıları aldıktan sonra artık vazgeçecekmisiniz yoksa sanki öğüt almamış ve uyarılmamış gibi, yaptıklarınızda devam mı edeceksiniz?!

Ebu Davud, peygamberimiz Muḥammed’in ﷺ aklı gideren, vücuda ve gözlere zararlı etkisi olan şeyleri yasakladığını rivayet etmiştir. Peygamberimizin hadisinde esrar, eroin ve diğer bütün uyuşturucuların yasak olduğu anlaşılmaktadır. Şüphesiz, insanı helâka sürükleyen her şey haramdır.Şu ayet de buna bir delildir:

﴿وَلَا تَقتُلُواْ أَنفُسَكُم﴾

Manası: Ve nefsinizi (kendinizi) öldürmeyiniz! (En-Nisâ’ suresi, 29. ayet)

Yine öyle insanlar var ki, bir günahı işleyince başka günahları da işliyorlar. Alkol içip uyuşturucu kullanan insanların bir çoğu dövme de yaptırıyorlar. Allâh bizleri korusun. Dövme yaptırmak ise, yasak olup büyük günahlardandır. Dövme yaptırılırken iğne kan çıkıncaya kadar cilde batırılır. Sonra cildin altına mavi veya siyah boya akıtılır. Günümüzde dövme yaptıran insanlar ne de çoktur.

Bu insanlar kabirleri için ne hazırladıklarına baksınlar. Muhakkak ki, bu zikrettiğim üç günahtan birini işleyen kabirde ve ahirette Allâh‘ın azabını görmeyi hak etmiştir. Peki bu üç günahın her birini işleyenin durumu nasıldır?! Elbette onun durumu daha tehlikelidir.

Sevgili kardeşlerim; hepimiz şeytana uymaktan sakınalım. Şeytanı düşman bilin ve onun vesveselerinden de korunun! Allâh-u TeâKur’an-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿وَلَا تَتَّبِعُواْ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيطَٰنِ إِنَّهُۥ لَكُم عَدُوّ مُّبِينٌ ١٦٨﴾

Manası: Şeytanın adımlarına uymayın! Çünkü o size apaçık bir düşmandır. (El-Bakarah suresi, 168. ayet)

Allâh-u Teâlâ başka bir ayette şöyle buyuruyor:

﴿وَمَن يَتَّخِذِ ٱلشَّيطَٰنَ وَلِيّا مِّن دُونِ ٱللَّهِ فَقَد خَسِرَ خُسرَانا مُّبِينا ١١٩﴾

Manası: Kim Allâh’ı bırakıp da şeytanı yardımcı edinirse, şüphesiz o, apaçık bir hüsrana uğramış olur. (En-Nisâ’ suresi, 119. ayet)

Sizler ve kendim için Allâh’a istiğfar ederim.

İkinci Hutbe

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ﷺ ve diğer peygamberlere olsun. Allâh mü’minlerin vâlidelerinden, Âl’den ve raşit halifeler Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali, rehber imamları Ebu Hanife, Malik, Eş-Şafii ve Ahmed ve evliyalardan ve salihlerden razı olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Rasûlünün yolundan gitmeyi tavsiye ederim.

Müslüman kardeşlerim! Şunu da bilin ki, Allâh sizlere büyük bir husus olan O’nun peygamberine ﷺ salât ve selâm getirmeyi emretmiştir.

Allâh’ım! Efendimiz İbrâhîm’in ve İbrâhîm’in Âl’inin mertebelerini yücelttiğin gibi peygamber efendimiz Muḥammed’in ve Muḥammed’in Âl’inin mertebelerini yücelt. Şüphesiz Sen kâmil Kudret ve Rahmet ile vasıflanansın ve övülmeye layıksın.

Allâh’ım! Efendimiz İbrâhîm’e ve İbrâhîm’in Âl’ine bereket verdiğin gibi peygamber efendimiz Muḥammed’e ve Muḥammed’in Âl’ine bereket ver. Şüphesiz Sen kâmil Kudret ve Rahmet ile vasıflanansın ve övülmeye layıksın.

Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿يَٰأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُواْ رَبَّكُم إِنَّ زَلزَلَةَ ٱلسَّاعَةِ شَيءٌ عَظِيم ١ يَومَ تَرَونَهَا تَذهَلُ كُلُّ مُرضِعَةٍ عَمَّا أَرضَعَت وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَملٍ حَملَهَا وَتَرَى ٱلنَّاسَ سُكَٰرَىٰ وَمَا هُم بِسُكَٰرَىٰ وَلَٰكِنَّ عَذَابَ ٱللَّهِ شَدِيد ٢﴾

Manası: Ey insanlar! Rabbinize karşı takva sahibi olun! Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir. Onu gördüğünüz gün, eğer emzikli bir kadın olsaydı emzirdiği çocuğu unuturdu ve eğer gebe bir kadın olsaydı çocuğunu düşürürdü. İnsanları adeta sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allâh’ın azabı çok şiddetlidir! (El-Ḥacc suresi, 1. ve 2. ayetler)

Dua:

Allâh’ım Senden dilekte bulunuyoruz dualarımızı kabul eyle. Allâh’ım günahlarımızı ve hatalarımızı bağışla. Allâh’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik ve güzellik ver. Bizi cehennem azabından koru. Allâh’ım kusurlarımızı, ayıplarımızı setreyle. Âmîn.

Kâmet getir!