All posts by mrivwp

Seyyiduna Lukmân’dan Bazı Öğütler

Muhakkak ki hamd Allâh’adır. Ona hamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Allâhu Subhânehu, mekânsız vardır; cisim değildir ve O’nun şekli yoktur. Rabbimiz cisimlerin ve yaratıkların sıfatlarından münezzehtir. Yine şehadet ederim ki Efendimiz Muhammed ﷺ O’nun kulu ve rasûlüdür. Allâh, onu âlemlere rahmet, yol gösterici, müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndermiştir. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muhammed’e, âline, ashabına ve onlara doğruca tabi olanlara olsun.

Mü’min kardeşlerim, sizlere ve kendime her şeye kadîr yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Allâhu Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿يَٰبُنَيَّ إِنَّهَا إِن تَكُ مِثقَالَ حَبَّة مِّن خَردَل فَتَكُن فِي صَخرَةٍ أَو فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ أَو فِي ٱلأَرضِ يَأتِ بِهَا ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِير ١٦﴾

-Lukmân sûresi, 16. Ayet-

Bu ayet-i kerimeden anlaşılıyor ki: Seyyiduna Lukmân oğluna Allâh’ın her şeye kadir olduğunu, Allâh’ın herşeyi bildiğini ve O’ndan hiçbir şeyin gizli kalmayacağını bildiriyor. Kul ahirette bir hardal tanesi ağırlığında olsa bile yaptığı her amelin karşılığını görecektir.

Continue reading Seyyiduna Lukmân’dan Bazı Öğütler →

EŞARİLER VE MATURİDİLER

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammedﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatte bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Allâh’a karşı takvalı olun. Sizlere Rasûlullâh’ın ve mü’minlerin yoluna sımsıkı sarılmanızı tavsiye ederim. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الهُدَى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ الْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِ مَا تَوَلَّى وَنُصْلِهِ جَهَنَّمَ وَسَآءَتْ مَصِيرًا﴾

Manası: Kim kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra Peygambere karşı çıkar ve mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, kötü bir yer olan cehennemde sonsuz olarak azap görür. (En-Nisâ’ suresi, 115. ayet)

İmam Tirmizi’nin ve başkalarının rivayetine göre Rasûlullâh ﷺ şöyle buyurmuştur:

عَلَيْكُمْ بِالْجَمَاعَةِ وَإِيَّاكُمْ وَالفُرْقَةَ فَإِنَّ الشَّيْطَانَ معَ الوَاحِدِ وَهُوَ مِنَ الاثنَيْنِ أَبْعَدُ فَمَنْ أَرَادَ بُحْبُوحَةَ الجنَّةِ فَلْيَلْزَمِ الْجَمَاعَةَ اﻫ

Manası: Cemaate bağlı kalın, ayrılıktan da sakının. Zira şeytan tek kişi ile beraberdir; iki kişiden ise daha uzaktır. Cennetin ortasını isteyen, cemaate bağlı kalsın.

Continue reading EŞARİLER VE MATURİDİLER →

Allâh’a Tevekkül Etmek, Kâhincilik ve Arrâfcılıktan Uyarı

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Allâh Rasûlü’nün yolundan gitmeyi tavsiye ederim.

Allâh-u Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿ٱللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَعَلَى ٱللَّهِ فَليَتَوَكَّلِ ٱلمُؤمِنُونَ ١٣﴾

Manası: Allâh’tan başka İlâh yoktur. Mü’minler Allâh’a tevekkül etsinler. (Et-Teğâbun suresi, 13. ayet)

Mü’min kardeşlerim; Allâh’a tevekkül etmek, yani Allâh’a güvenmek, kalbin farzlarındandır. O hâlde Allâh’a güvenmek kullara farzdır, çünkü O yararı ve zararı ve varlığa giren diğer şeylerin Yaratıcısıdır. Allâh’tan başka gerçek anlamda yararı ve zararı veren yoktur. İşte eğer kul buna inanıp kalbini buna alıştırırsa rızık ile ilgili hususlarda ve zararlı olan şeylerden güvende olmakta itimadı Allâh’a olur.

Tevekkül, kalbin Allâh’a güvenmesidir. Cüneyt Bağdadî radiyallâhu anhu şöyle demiştir: ”Tevekkül, gerçek güveni Allâh’tan başkası için duymamaktır.”

Continue reading Allâh’a Tevekkül Etmek, Kâhincilik ve Arrâfcılıktan Uyarı →

Efendimiz Îsâ aleyhisselâm’ın Doğumu

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekanı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları; sizlere ve kendime yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Allâh-u Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿إِذ قَالَتِ ٱلمَلَٰئِكَةُ يَٰمَريَمُ إِنَّ ٱللَّهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَة مِّنهُ ٱسمُهُ ٱلمَسِيحُ عِيسَى ٱبنُ مَريَمَ وَجِيها فِي ٱلدُّنيَا وَٱلأخِرَةِ وَمِنَ ٱلمُقَرَّبِينَ ٤٥ وَيُكَلِّمُ ٱلنَّاسَ فِي ٱلمَهدِ وَكَهلا وَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ ٤٦﴾

Bu ayet-i kerimelerde meleğin efendimiz Îsâ’nın annesi olan Meryem’e -mealen- şöyle dediği bildiriliyor: “Ey Meryem! Allâh seni bir oğul ile müjdeliyor. İsmi, Meryem’in oğlu Îsâ El-Mesîḥ’dir. Dünyada da ahirette de şanı yücedir ve Allâh’ın sevdiği kullarındandır. Ve insanlarla bebekken de, yetişkinken de konuşacaktır. Ve o, salihlerdendir.” (Âl-i İmrân suresi, 45. ve 46. ayetler)

Mü’min kardeşlerim; bugün Ulul Azm’dan olan yüce peygamber Îsâ aleyhisselâm hakkında konuşacak olmamız bizlere mutluluk veriyor. Kur’ân-ı Kerîm’de bildirildiği üzere Allâh-u Teâlâ, efendimiz Îsâ aleyhisselâm’ı babasız yaratmıştır.

Allâh-u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿إِنَّ مَثَلَ عِيسَىٰ عِندَ ٱللَّهِ كَمَثَلِ ءَادَمَ خَلَقَهُۥ مِن تُرَاب ثُمَّ قَالَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ ٥٩﴾

Bu ayet-i kerime, Allâh nezdinde Îsâ aleyhisselâm’ın misalinin Âdem aleyhisselâm’ın misali gibi olduğunu ve Allâh’ın Âdem aleyhisselâm’ı topraktan yarattığını bildiriyor. (Âl-i İmrân suresi, 59. ayet)

Sevgili kardeşlerim; Efendimiz Îsâ aleyhisselâm’ın annesi, dünyadaki kadınların en faziletlisi olan ve Allâh-u Teâlâ’nın Kur’ân-ı Kerîm’de kendisini sıddîka olarak vasıflandırdığı Meryem aleyhesselâm’dır. Meryem aleyhesselâm; tahir, iffetli ve takvalı olarak yetişmiştir. O, farzları eda eder ve çokca nafile ibadetler yapardı. Melek ona, Allâh’ın onu kadınlar arasında seçkin kılıp alçaklıklardan ve rezaletlerden koruduğunu bildirmiştir.

Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿وَإِذ قَالَتِ ٱلمَلَٰئِكَةُ يَٰمَريَمُ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصطَفَىٰكِ وَطَهَّرَكِ وَٱصطَفَىٰكِ عَلَىٰ نِسَاءِ ٱلعَٰلَمِينَ ٤٢﴾

Manası: Melekler demişlerdi ki: Ey Meryem! Şüphe yok ki, Allâh-u Teâlâ seni seçti ve seni tertemiz ve kadınların en üstünü kıldı. (Âl-i İmrân suresi, 42. ayet)

Continue reading Efendimiz Îsâ aleyhisselâm’ın Doğumu →