All posts by mrivwp

ŞABAN AYININ ONBEŞİNDE TAATLERİ ARTTIRMAYA TEŞVİK

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. O’na karşı takvalı olun ve O’ndan hakkıyla korkun ve ancak Müslüman olarak ölün.

Rabbimiz, Tebârake ve Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿يَٰأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱركَعُواْ وَٱسجُدُواْۤ وَٱعبُدُواْ رَبَّكُم وَٱفعَلُواْ ٱلخَيرَ لَعَلَّكُم تُفلِحُونَ۩﴾

Manası: Ey iman edenler, rukû edin, secde edin başka ve hayırlar işleyin ki kurtuluşa eresiniz. (El-Ḥacc suresi, 77. ayet)

Yani Allâh, mü’minlere imandan sonra amellerin en efdali olan, rukû ve secdeyi içeren namazı emretmiştir. Ayrıca geri kalan diğer ibadetleri de yapıp O’nun rızasını kazanmamıza teşvik emretmiştir ve hayrı işlememizi emretmiştir ki böylece âhirette kurtuluşa ersinler. Allâh-u Teâla, kullarına hayır işlemeleri için nice fırsatlar vermiştir, ki bu onlara rahmettir. Ayrıca mübarek vakitler kılmıştır ki Müslüman, o vakitlerde kendini âhiretine hazırlasın. Bizler mübarek bir geceye yaklaşmış bulunuyoruz. O gece, Şaban ayının onbeşinci gecesi. Peygamber efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:

إذَا كانَتْ لَيْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَقُومُوا لَيْلَهَا وَصُومُوا نَهارَهَا اهـ

Manası: Şaban ayının onbeşinci gecesini namazla, gündüzünü de oruçla geçiriniz. (İbn-i Mace “Sunen”inde, Beyhaki “Şuabu’l İman”da ve başkaları)

Continue reading ŞABAN AYININ ONBEŞİNDE TAATLERİ ARTTIRMAYA TEŞVİK →

Gerçek Sûfilik

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammedﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatte bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Mü’min kardeşlerim! Sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Din kardeşlerim, sûfi olarak adlandırılmak ümmetin ilk dönemlerinde olmamış olsa da, manası o zamanlar da vardı. Gerçek sûfilik, Allâh’ın emrettiği din ilmini öğrenmeyi terk edip, insanın cübbe giyip sarık takması, çok zikir çekmesi, tesbih kullanması demek değildir. Gerçek sûfilik öğrenmek ve öğrendiğiyle amel etmekle olur. Bazı insanlar, Allâh’ın kendilerine öğrenmelerini emrettiği şeyleri öğrenmedikleri halde kendilerini sûfilerden görüyorlar. Bu insanlar nasıl olurda velilerden veya sûfilerden olabilir?! Sûfi olan Allâh’ın birliğine inanır, farzları eda eder, dünyaya karşı züht sahibi olur, ve bunlarıda yalnız Allâh’ın rızasını kazanmak için yapar. Gerçek sûfi, İslâm’ın kurallarına göre amel eder ve yiyecek ve giyecekte nefsine göre hareket etmez. Kendi sağlığı ve bedenini ayakta tutmak için gerekli olan yiyecek ve giyecekle yetinir ve farzları eda etmekte, haramlardan uzak durmakta ve nafileleri yerine getirmekte gayretli olur.

Continue reading Gerçek Sûfilik →

İsrâ‘ Mucizesi

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Mü’min kardeşlerim, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Allâh’tan hakkıyla korkun ve ancak Müslüman olarak ölün. Bilin ki! Allâh, takva sahibi olan kullarına yardım eder. Müslüman kardeşlerim; bize yüce bir münasebet yaklaştı, o da İsrâ’ ve Miraç gecesidir. İnşâ’allâh kelâmımız bugün İsrâ’ mucizesi hakkında olacaktır.

Allâh-u Teâlâ yüce Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmuştur:

﴿سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَىٰ بِعَبْدِهِ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ﴾

Manası: Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muḥammed‘i) Mescid-i Ḥarâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allâh noksan sıfatlardan münezzehtir; O, herşeyi işiten ve görendir. (El-İsrâ‘ sûresi, 1. ayet)

Continue reading İsrâ‘ Mucizesi →

BAZI DEPREMLERDEN VE DEPREMLERİN OLUŞMASINDA NELER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜP İBRET ALMA

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammedﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatte bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Salât ve selâm Allâh’ın kulu ve Rasûlü olan Peygamber efendimiz Muḥammed’e, âl’ine, ashabına ve onlara iyilikte tabi olanlara olsun.

Mü’min kardeşlerim! Sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Allâh-u Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿وَٱتَّقُواْ يَوما تُرجَعُونَ فِيهِ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ تُوَفَّىٰ كُلُّ نَفس مَّا كَسَبَت وَهُم لَا يُظلَمُونَ ٢٨١﴾

Manası: Öyle bir günden korkunuz ki, o gün Allâh’a hesap vereceksiniz. Sonra da herkese hak ettiği eksiksiz verilecek ve hiç kimse haksızlığa uğramayacaktır. (El-Bakarah suresi, 281. Ayet)

Allâh-u Teâlâ başka bir ayeti kerimede şöyle buyuruyor:

﴿وَمَا نُرسِلُ بِٱلأيَٰتِ إِلَّا تَخوِيفا ٥٩﴾

Manası: Oysa biz ayetleri korkutmak için göndeririz.

Continue reading BAZI DEPREMLERDEN VE DEPREMLERİN OLUŞMASINDA NELER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜP İBRET ALMA →