Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.
Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı, peygamberlerin inancı üzerinde ve peygamber efendimiz Muḥammed’in ﷺ yolunda sebat etmeyi tavsiye ederim. Sevgili peygamberimiz – Rabbimin salât ve selâmı onun üzerine olsun – bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:
وَاللهِ إِنِّي لأَعْلَمُكُمْ بِاللهِ عَزَّ وَجَلَّ وَأَخْشاكُمْ لَهُ اهـ
Manası: Vallâhi ben, aranızda Allâh’ı en çok bileniniz ve O’ndan en çok korkanınızım. (İmam Ahmed “Musned”inde)
Peygamberimiz ﷺ bu ilimde, yani Allâh ve sıfatları hakkındaki ilimde en bilgili olmakla kendini methetmiştir; zira bu ilim, ilimlerin en celîli, en yücesi, en gerekli ve en evlâ olanıdır. Allâh-u Teâlâ’nın Kur’ân-ı Kerîm’deki şu kavli de buna işaret etmektedir. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
﴿فَاعْلَمْ أَنَّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ﴾
Manası: Bil ki Allâh’tan başka İlâh yoktur ve kendin ve erkek ve kadın mü’minler için istiğfâr et. (Muḥammed suresi, 19. ayet)
Continue reading ALLÂH-U TEÂLÂ’YI CİSİM OLMAKTAN VE YARATIKLARIN DİĞER SIFATLARINDAN TENZİH ETMEK