Category Archives: Cuma Hutbeleri

Arafat’ta Vakfe

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammedﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Allâh’a itaatkârlığa sımsıkı sarılmayı tavsiye ederim. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿وَٱعتَصِمُواْ بِحَبلِ ٱللَّهِ جَمِيعا وَلَا تَفَرَّقُواْ وَٱذكُرُواْ نِعمَتَ ٱللَّهِ عَلَيكُم إِذ كُنتُم أَعدَاء فَأَلَّفَ بَينَ قُلُوبِكُم فَأَصبَحتُم بِنِعمَتِهِۦ إِخوَٰنا وَكُنتُم عَلَىٰ شَفَا حُفرَة مِّنَ ٱلنَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنهَا كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُم ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُم تَهتَدُونَ ١٠٣﴾

Manası: Elbirliğiyle Allâh’ın dinine sımsıkı sarılın. Birbirinizden ayrılıp dağılmayın. Allâh’ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini düşünün ki, cahiliyet devrinde birbirinize düşmanlar iken O, sizin kalpleriniz arasında yakınlık ve sıcaklık meydana getirdi de O’nun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz da Allâh, İslâmınız sebebiyle o ateşe (cehenneme) düşmekten sizi kurtardı. İşte Allâh size âyetlerini böylece açıklıyor ki, doğru yola eresiniz. (Âl-i Imrân suresi, 53. ayet)

Mü’min kardeşlerim; bu gün Ümmet-i Muḥammed, birliğin en azametli toplanışa tanık olmayı hasretle beklmektedir. Öyle ki Müslümanların değişik ırkları ve farklı dilleri olmalarına rağmen Tevhid sancağı altında bir yerde Allâh’a dua ederek toplanırlar. O toplanışta, Müslümanlar Arafat’ta bir araya gelip şu güzel sözleri söylerler:

“لَبَّيْكَ اللهمَّ لبَّيْك، لبّيك لا شريكَ لكَ لَبَّيْك، إنَّ الحمدَ والنّعمةَ لكَ والمُلك، لا شريكَ لك.”

Transkripsyon: Lebbeyk Allâhumme Lebbeyk, Lebbeyk Lâ Şerike Leke Lebbeyk, İnnel-Ḥamde ven-Nimete Lekel-Mulk, Lâ Şerîke Lek.

Continue reading Arafat’ta Vakfe

HACC’IN HİKMETLERİ VE FAYDALARI

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. O’na karşı takvalı olun ve O’ndan hakkıyla korkun ve ancak Müslüman olarak ölün.

Allâh-u TeâKur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿وَأَذِّن فِي ٱلنَّاسِ بِٱلحَجِّ يَأتُوكَ رِجَالا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِر يَأتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيق ٢٧ لِّيَشهَدُواْ مَنَٰفِعَ لَهُم وَيَذكُرُواْ ٱسمَ ٱللَّهِ فِي أَيَّام مَّعلُومَٰتٍ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ ٱلأَنعَٰمِ فَكُلُواْ مِنهَا وَأَطعِمُواْ ٱلبَائِسَ ٱلفَقِيرَ ٢٨

Manası: Ve hacc için insanlara açık bir çağrı yap ki onlar yürüyerek ve uzaklardan develer üstünde sana gelsinler. Kendileri için faydalı olanlara şahit olsunlar. Allâh’ın kendilerine bahşettiği hayvanları belirli günlerde kurban ederken O’nun ismini ansınlar. (El-Ḥacc suresi, 27. ve 28. ayetler)

Continue reading HACC’IN HİKMETLERİ VE FAYDALARI

CAMİDE UYGULANMASI GEREKEN ÂDABLAR

Hamt Allâh’adır. O’na hamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekanı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Allâh-u Teâlâ Et-Tevbeh suresinin 18. ayetinde şöyle buyuruyor:

﴿إِنَّمَا يَعمُرُ مَسَٰجِدَ ٱللَّهِ مَن ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱليَومِ ٱلأخِرِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَلَم يَخشَ إِلَّا ٱللَّهَ فَعَسَىٰ أُوْلَٰئِكَ أَن يَكُونُواْ مِنَ ٱلمُهتَدِينَ ١٨﴾

Manası: Muhakkak ki, Allâh’a ve ahiret gününe iman edenler, ihlaslı niyetle namazı kılıp, zekat vermeye itina gösterenler, bununla beraber ihlaslı olanlar, camileri muhafaza ederler. Onlar ki, hak yolda olanlardır.

Din kardeşlerim! Bugünkü cuma hutbemizin konusu yeryüzünde en hayırlı mekânlar hakkında olacaktır. Zira Allâh rasulü bir hadis-i şerifinde yeryüzünün en hayırlı mekânları camiler olduğunu belirtmiştir. Camiler en hayırlı yerler olmakla beraber, içinde hem namaz kılınır, hem Kur’ân-ı Kerim okunur, hem de başka başka iyi ameller işlenilmektedir.

Din kardeşim! Yer yüzündeki en hayırlı yerlerin camiler olduğunu bildiğin halde camilere sıkça gelmeye gayret etmez misin? İçinde oturup itikaf etmez misin? Kalbin onlara meyilli mi? Yoksa sen, camide bulunmaktan ve onlara gitme arzusundan alı mı koyuldun?

Kalbinin camilere bağlı olan kişiye kıyamet gününde arşın gölgesi altında olacağına dair müjde vardır. Bunu Peygamber Efendimiz bildirmiştir. Eğer insanlar camilerde ne kadar bereket ve hayrın olduğunu bilseler, camiye gelmekte yarışırlardı. Yanlız bazı insanların düştükleri durum bize üzüntü veriyor. Öyle insanlar vardır ki, camiye haftada bir kere gelirler, o da cuma namazına. Ve bazı insanlar camiye yılda iki kere gelirler o da bayram namazlarına.

Continue reading CAMİDE UYGULANMASI GEREKEN ÂDABLAR

İLİMSİZ FETVA VERMEKTEN UYARI

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Rasûlünün ﷺ yolundan gitmeyi tavsiye ederim.

Din kardeşlerim; bilin ki Allâh-u Teâlâ, kulunu dili, kulağı, gözü ve kalbiyle ne yaptığından kıyamet gününde hesaba çekecek. Allâh, kulunu bu dünyada hangi durum için caizdir ve hangi durum için caiz değildir dediğinden hesaba çekecek. Allâh-u Teâlâ yüce Kur’ân’da şöyle buyuruyor:

﴿وَلَا تَقفُ مَا لَيسَ لَكَ بِهِۦ عِلمٌ إِنَّ ٱلسَّمعَ وَٱلبَصَرَ وَٱلفُؤَادَ كُلُّ أُوْلَٰئِكَ كَانَ عَنهُ مَس‍ُولا ٣٦﴾

Manası: Kesin bilgi sahibi olmadığın şey hakkında konuşma. (Kişi) kulak, göz ve kalp, bunların hepsinden sorumludur. (El-İsrâ’ suresi, 36. ayet)

Yani ilimsiz konuşma. İlimsiz fetva vermek büyük günahlardandır. Rasûlullâh ﷺ şöyle buyurmuştur:

مَن أَفْتَى بِغَيْرِ عِلْمٍ لَعَنَتْهُ ملائكَةُ السَّمَاءِ والأَرْضِ اهـ

Manası: Kim ilimsiz fetva verirse, onu göklerde ve dünyada bulunan melekler lanetlerler. (Hafız İbn-i Asakir “Mucem Şuyuh İbn-i Asakir”de)

Continue reading İLİMSİZ FETVA VERMEKTEN UYARI