Alkol ve Uyuşturucunun Zararları

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kadîr olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Allâh-u Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ ءامَنُوا إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْأَنْصَابُ وَالْأَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ﴾

Manası: Ey iman edenler! Alkol, kumar, putperestlik ve fal ile uğraşmak şeytanın işlerindendir. O halde bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. (El-Mâ’ideh suresi, 90. ayet)

Ve Allâh-u Teâlâ yine şöyle buyuruyor:

﴿وَلَا تَقْتُلُوا أَنْفُسَكُمْ﴾

Manası: Ve nefsinizi (kendinizi) öldürmeyiniz! (En-Nisâ’ suresi, 29. ayet)

Bu iki ayet’in ilkinden alkolün ve diğer zikredilen şeylerin haram olduğu, ikincisindense insanı helaka (ölüme) götüren her şeyin kullanılmasının haram olduğu anlaşılmaktadır. Ebu Davud’un rivayet ettiği bir hadis-i şerif’te ise Allâh Rasûlü sarhoş edici şeyleri ve uyuşturucuyu yasaklıyor. Uyuşturucular insanın bedeni ve gözlerinde zararlı etkilere sebep olmaktadır.

Ey mü’minler; günümüzde Müslümanlar ve özellikle gençler arasında helak edici ve yıkıcı olan uyuşturucu kullanımı ve alkol bağımlılığı yayılmıştır. İman kardeşlerim; eğer bu kötülükler gözardı edilirse günün birinde beklemediğiniz yerden sizin evlerinize de girer.

Ey çocuk sahibi (baba)! Ey öğretmen! Ey eğitmen! Ey terbiye veren! Rasûlullâh’ın Sahih-i Buhari’de geçen şu hadis-i şerif’ini hatırla:

كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِه اﻫ

Manası: Her biriniz çobansınız ve her biriniz sürüsünden sorumludur!

Ey baba soruyorum sana, oğlun nerede? Hiç onun halini, kiminle arkadaşlık kurduğunu, kiminle gezdiğini sordun mu? Yoksa sadece ne yiyip ne içtiği ile mi yetineceksin? Ey baba olan kişi, iş işten geçmeden çocuğuna dinini öğrettin mi, onu kötülüklere karşı kuvvetlendirdin mi? Çocuğun gece saat üçte eve döner de gözleri kızarmış, gözaltları kararmış, gücü kalmamış, tembelliği artmış, uykusu ağırlaşmış, hareketleri ve himmeti azalmış bir vaziyette görürsen ne yaparsın? Okun yaydan çıkmasını bekleme. Çocuğunun kimi arkadaş edindiğine dikkat et çünkü kişi arkadaşının yolu üzerindedir. Ve bak kime yoldaşlık ediyor. Denilir ki yoldaş, ya iyiliğe ya da kötülüğe çeker.

Ey Kardeşlerim! Ey Müslüman gençliği! Size olan güven büyük. Öyleyse beklentilerimizi hayal kırıklığına çevirmeyin. Ey Müslüman gençler; bu tür zehirleri hayatınızdan uzak tutun. Bu zehirleri oturumlarınızdan, toplantılarınızdan, okulunuzdan, toplumdan ve evlerinizden uzak tutun. Uyuşturucu kullanımından ve alkolden sakının çünkü onlar bozgunluğa ve helaka uğratan şeylerdir. Ey İslam gençliği; bu korkunç hastalıklara karşı mücadele edin ve onlara karşı susmayın. Birisi sana “Ben bu uyuşturucuyu gücümü ve konsantrasyonumu arttırdığı için kullanıyorum.” derse, ona de ki “Bu sadece bu yıkıcı yolu tutman için nefsinin seni ayartması ve şeytanın sana bu kötülüğü süslemesidir.” Ey Müslüman gençliği; bu kötülüklerden sakının.

Ey uyuşturucu bağımlısı; uyan artık! Uyuşturucularla kendini öldürmektesin, nefsini helak etmektesin. Bunlarla anne ve babanın kalbini kırıyorsun. Baban seni okula, üniversiteye uyuşturucu kullanasın veya alkol içesin diye göndermedi. Uyan artık, uyan! Annen o uzun geceleri, sen bu hallere düşesin diye uykusuz geçirmedi. Uyan artık!

Ey Müslüman gençliği; bir hap, bir yudum veya bir iğne ile başlar bu kötülük. Öyleyse dikkatli ol, ey genç kardeşim. Olur ki arkadaşlık ettiğin biri sana bunlardan verir. Öyleyse bilmediğin bu şeyleri alma. Olabilir ki sıkıntılı veya bunalımda olduğun vakit sana gelip uyuşturucu kullanırsan tüm sorunlarının gideceğini söyler.

Uyuşturucular ve alkol senin sorunlarına çözüm değil, tersine daha önce tanımadığın sıkıntıların başlangıç sebebidir. Nasıl olur da seni yaratan ve sana sende var olan bütün nimetleri veren Allâh’a karşı asi olursun?! Ey genç kardeşim; uyuşturuculara ve alkole bağlanırsan, bunları ödemek için onca parayı nereden bulacaksın? Olabilir ki paraya ulaşmak için babanın parasını çalar, ailenin eşyalarını satar veya bunlara benzer başka kötü şeyler yapmaya sürüklenirsin. Hatta aşağılanırsın sırf bir kere uyuşturucu kullanabilmek için. Ve günah işledikçe daha berbat duruma düşersin, rezil olursun. Kendin için istediğin bu mudur, ey genç kardeşim?!

Uyuşturucu veya alkol kullanman, arabayla birini ezmene ve seni kızdıran birine vurmana sebep olur. Olur ki ailene, çocuğuna, kardeşlerine zarar verirsin, annene ve babana söver veya onları döversin. Hatta ve hatta anne ve babanı veya kendini öldürmene kadar yol açar. Bu mudur kendin için istediğin, ey genç kardeşim?! Bu mudur çocuğun için istediğin, ey çocuk sahibi?! Bu mudur kardeşlerin ve arkadaşların için istediğin, ey Müslüman kardeşim?!

Kendinizi, ehlinizi, kardeşlerinizi ve arkadaşlarınızı bu korkunç şeylere karşı uyarmanız gerek. Bu ise ancak ilim yoluyla, nasihatler vererek ve takvayı kalbe sabitleştirmeyle olur.

Daha ne zamana kadar yüksek doz uyuşturucudan dolayı bir genç öldü diye duyacağız? Daha ne zamana kadar bir gencin sarhoş halde araba sürdüğünden dolayı geçirdiği araba kazasında hayatını yitirdiğini duyacağız? Daha ne zamana kadar gençler uyuşturucu kullanan ve alkol içen arkadaşlarına karşı sessiz kalacak, onları uyarmayacak ve onlara nasihat etmeyecek? Daha ne zamana kadar bu haplar (uyuşturucular) okullarda ve üniversitelerde öğrencilerin arasında yayılacak?

Şüphesiz ki ailelerin de, okulların da, üniversitelerin de, o helak edici şeylerden kaçınılması için rolleri vardır. Ve ey gençler, elbet sizin de bu konuda rolunüz ve görevleriniz vardır. Sizin rolünüz kardeşlerinize ve arkadaşlarınıza ve akrabalarınıza hikmetlice, dostça ve yumuşak şekilde nasihatler etmeniz, bu kötü şeylerin sonuçlarına karşı onları uyarmanız, bu kötü şeylerin fesadını ve Allâh’ın dininde haram olduğunu beyan etmenizdir. İmam Buhari şu hadis-i şerif’i rivayet etmiştir:

انْصُرْ أخاكَ ظالِمًا أَوْ مَظْلُومًا قِيلَ يَا رَسولَ اللهِ أَنْصُرُهُ إذَا كانَ مَظْلُومًا أَفَرَأَيْتَ إِذَا كانَ ظَالِمًا كَيْفَ أنْصُرُهُ قالَ تَحْجُزُهُ أَوْ تَمْنَعُهُ عَنِ الظُّلْمِ فَذَلِكَ نَصْرُهُ اﻫ

Manası: Kardeşiniz zulüm eder veya zulme uğrarsa ona yardım ediniz. Denildi ki: “Ey Allâh’ın Rasûlü, kardeşimize zulüm edildiğinde ona yardım ediyoruz. Peki zulüm ettiğini gördüğümüzde nasıl yardım ederiz?” (Rasûlullâh, sallallâhu aleyhi vesellem) Dedi ki: Onu zulümden uzak tutunuz veya (zulüm işlemesine) mani olunuz. Ona yardım etmek böyle olur.

Sizler ve kendim için Allâh’a istiğfar ederim.

İkinci Hutbe

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’eﷺ ve diğer peygamberlere olsun. Allâh mü’minlerin vâlidelerinden, âl’den ve raşit halifeler Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali, rehber imamları Ebû Ḥanîfe, Mâlik, eş-Şafiî ve Aḥmed ve sâlih evliyalardan razı olsun.

Sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Şunu da bilin ki Allâh sizlere büyük bir husus olan O’nun peygamberine ﷺ salât ve selâm getirmek ile emretmiştir.

اللهُمَّ صَلِّ على سَيِّدِنا محمَّدٍ وعلَى ءالِ سَيِّدِنا محمدٍ كما صلَّيتَ على سَيِّدِنا إبراهيمَ وعلى ءالِ سَيِّدِنا إبراهيمَ وبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنا محمَّدٍ وعلَى ءالِ سَيِّدِنا محمدٍ كمَا باركتَ على سَيِّدِنا إبراهيمَ وعلَى ءالِ سَيِّدِنا إبراهيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مجيدٌ

Allâh-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

﴿يا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُـوا رَبَّكُـمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَىْءٌ عَظِيمٌ (1)يَوْمَ تَرَوْنَها تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّا أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وتَرَى النَّاسَ سُكارَى وَمَا هُمْ بِسُكَارَى وَلكنَّ عَذَابَ اللهِ شَدِيدٌ(2) ﴾

El-Ḥacc suresi, 1. ve 2. ayetleri

Manası: “Ey insanlar! Rabbinize karşı takva sahibi olun! Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir. (1) Onu gördüğünüz gün, eğer emzikli bir kadın olsaydı emzirdiği çocuğu unuturdu ve eğer gebe bir kadın olsaydı çocuğunu düşürürdü. İnsanları adeta sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allâh’ın azabı çok şiddetlidir! (2)

Dua:

Allâh’ım Senden dilekte bulunuyoruz dualarımızı kabul et. Allâh’ım günahlarımızı ve hatalarımızı bağışla. Allâh’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik ve güzellik ver. Bizi cehennem azabından koru. Allâh’ım kusurlarımızı, ayıplarımızı setreyle. Âmîn.

Kâmet getir!