Category Archives: DİN İLMİ

Hicreti Nebevi Şerif

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekanı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Mü’min kardeşlerim! Sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Ayrıca sizlere Onun Peygamberinin yolundan gitmeyi tavsiye ederim. Allâh-u TeâKur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır:

﴿إِلَّا تَنصُرُوهُ فَقَد نَصَرَهُ ٱللَّهُ إِذ أَخرَجَهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ ٱثنَينِ إِذ هُمَا فِي ٱلغَارِ إِذ يَقُولُ لِصَٰحِبِهِۦ لَا تَحزَن إِنَّ ٱللَّهَ مَعَنَا فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَيهِ وَأَيَّدَهُۥ بِجُنُود لَّم تَرَوهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلسُّفلَىٰ وَكَلِمَةُ ٱللَّهِ هِيَ ٱلعُليَا وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ٤٠

Bu ayet-i kerîme’de Peygamber Efendimizin sahabesi Ebu Bekir ile mağarada bulunduğunda ona mealen “Korkma, Allâh bizi korur ve bize yardım eder.” demesi geçmektedir.

Mü’min kardeşlerim; bugünkü hutbemiz Efendimiz Mustafâ’nın siyerinden çok önemli bir konuyla alakalı olacaktır. Konumuz Hicret-i Nebevi Şerif’le alakalı olacaktır. Rasûlullâh’ın siyerinden nice dersler alınmaktadır. Bu nasıl olmasın ki, sözümüz insanların en efdalı olan Efendimiz Muḥammed ﷺ hakkındadır. Bu nasıl olmasın ki, kelamımız peygamberlerin sonuncusu ve efendisi, Allâh’ın sevgili kulu hakkındadır. Din kardeşlerim, Allâh Efendimiz Muḥammed’i peygamber olarak seçmiştir ve ona tüm peygamberlerin dini olan İslam dinini tebliğ etmeyi ve insanları uyarmayı emretmiştir. Peygamber Efendimiz insanlara, tek olan ve ortağı olmayan Allâh’a ibadet etmelerini emretmiştir. Allâh’ın, şeriki, benzeri, eşi ve çocuğu olmadığını öğretmiştir. Peygamber Efendimiz, insanlara adaletli olmayı, iyilik etmeyi ve iyi ahlak üzere olmayı öğretmiştir. Rasûlullâh, kavmini büyük bir sabırla İslam’a davet etti ve onlardan gelen her tür kötülüğe sabretti. Sırtına necaset atmalarına rağmen sabretti ve Allâh’a davetinden vazgeçmedi. Kendisine taşlar atılmasına rağmen Allâh’a davetinden vazgeçmedi. Ona mülk ve makam teklif edilmesine rağmen Allâh’ın dininden vazgeçmedi. Öldürmekle tehdit edildi, yine de davasından vazgeçmedi.

Continue reading Hicreti Nebevi Şerif

Hacıların Getirdikleri Bazı Şeyler ve Bazı Kitaplardan Uyarı

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Allâh-u TeâKur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿يَٰأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلتَنظُر نَفس مَّا قَدَّمَت لِغَد وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرُ بِمَا تَعمَلُونَ ١٨﴾

Manası: Ey iman edenler; Allâh’tan korkun ve herkes, yarın için ne hazırlamış olduğuna baksın. Allâh’tan korkun; çünkü Allâh bütün yaptıklarınızdan haberdardır. (El-Ḥaşr suresi, 18. ayet)

Bütün farzları eda eden ve bütün haramlardan kaçınıp Peygamber Efendimizin ﷺ bildirmiş olduğu şeylere bağlı kalan kişiye müjdeler olsun. Hacc ile umre farzalarını yerine getirip Peygamber Efendimiz Muḥammed’in kabrini ziyaret eden kişiye müjdeler olsun. En faziletli Rasûlün ﷺ yoluna sımsıkı sarılıp böylece hidayete eren kişiye müjdeler olsun. Peygamber Efendimiz Muḥammed ﷺ, ümmetine hem dünya hem de ahiret ile alakalı olan faydalı hususlar öğretmiş ve onlara bu hususları tatbik etmeyi emretmiştir.

Müslüman kardeşlerim; bugün Allâh’ın izniyle hacıların Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere gibi kutsal mekânlardan misvak, zemzem suyu, hurma ve tesbih gibi adeten getirdikleri şeyler hakkında konuşacağız.

İlk önce misvak hakkında konuşalım. Rasûlullâh ﷺ şöyle buyurmuştur:

السِّواكُ مَطْهَرَةٌ لِلْفَمِ مَرْضَاةٌ لِلرّبِّ ا

Manası: Misvak kullanmak ağzı temizler ve Allâh’ın razı olduğu amellerdendir. (İmam Buhari)

Continue reading Hacıların Getirdikleri Bazı Şeyler ve Bazı Kitaplardan Uyarı

Peygamber Efendimizin Kabrini Ziyaret Etmek İçin Sefere Çıkmanın Hükmü

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. O’na karşı takvalı olun ve O’ndan hakkıyla korkun ve ancak Müslüman olarak ölün.

Allâh-u TeâKur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿وَمَا أَرسَلنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا لِيُطَاعَ بِإِذنِ ٱللَّهِ وَلَو أَنَّهُم إِذ ظَّلَمُواْ أَنفُسَهُم جَاءُوكَ فَٱستَغفَرُواْ ٱللَّهَ وَٱستَغفَرَ لَهُمُ ٱلرَّسُولُ لَوَجَدُواْ ٱللَّهَ تَوَّابا رَّحِيما ٦٤﴾

Manası: Allâh, her peygamberi ancak, Allâh’ın izniyle, itaat olunması için gönderdi. Onlar, kendilerine zulüm ettiklerinde, sana (Muḥammed’e) gelip Allâh’tan mağfiret dileseler ve peygamber de onlara mağfiret dileseydi, Allâh’ın tövbeleri kabul eden ve O’nun merhametli olduğunu görürlerdi.

Bu Ayet-i Kerîme’nin tefsirinde şöyle geçmektedir: Bir kimse günah işledikten sonra Rasûlullâh’a tövbe ederek gelip Allâh’a istiğfârda bulunursa, Allâh onu affeder ve günahını siler.

Zikredilen Ayet-i Kerîme’de geçen ﴿جَاءُوكَ﴾ ibaresi peygambere hitap ifade etmektedir. Peygambere gelme anlamına gelen bu ibare, sadece peygamber efendimizin hayatı esnasında geçerli değildir. Nevevî ve başkaları, bir bedevinin peygamber efendimizin kabrine gelip şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:

‘Es-Selâmu aleyke Yâ Rasûlallâh. Allâh-u Teâlâ, şöyle buyuruyor:

﴿وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذ ظَّلَمُواْ أَنفُسَهُمْ جَآءُوكَ فَاسْتَغْفَرُواْ اللهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُواْ اللّهَ تَوَّابًا رَّحِيمًا﴾

Manası: Onlar, kendilerine zulüm ettiklerinde, sana gelip Allâh’tan mağfiret dileseler ve Peygamber de onlara mağfiret dileseydi, Allâh’ın tövbeleri kabul eden ve O’nun merhametli olduğunu görürlerdi.

Ben kendime zulmettim ve günahımdan mağfiret dileyerek yanına geldim.’

Continue reading Peygamber Efendimizin Kabrini Ziyaret Etmek İçin Sefere Çıkmanın Hükmü

KURBAN BAYRAMI HUTBESİ 1440 / 2019

Allâh-u Ekber, Allâh-u Ekber, Allâh-u Ekber,

Allâh-u Ekber, Allâh-u Ekber, Allâh-u Ekber,

Allâh-u Ekber, Allâh-u Ekber Allâh-u Ekber

Ḥamd âlemlerin Rabbi olan Allâh’adır. O ki bizlere bu Bayramı tekrardan nasip etti. O her şeyin Mâlikidir.

Salât ve Selâm El-Emîn ve Es-Sâdık olan Efendimiz Muḥammed’e, onun âline, temiz ashabına ve onlara dosdoğru tabi olanlara olsun.

Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur ve şehadet ederim ki sevgili Peygamberimiz Muḥammed ﷺ O’nun kulu ve elçisidir. O ﷺ âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.

Mü’min kardeşlerim; sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Allâh-u TeâKur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmştur:

﴿يَٰأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلتَنظُر نَفس مَّا قَدَّمَت لِغَد وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرُ بِمَا تَعمَلُونَ ١٨ وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ نَسُواْ ٱللَّهَ فَأَنسَىٰهُم أَنفُسَهُم أُوْلَٰئِكَ هُمُ ٱلفَٰسِقُونَ ١٩﴾

Biliniz ki Abdur Razzâk “Musannef” adlı kitabında Peygamber Efendimiz ﷺ şu kavli ile kurban kesmeye teşvik ettiğini rivayet etmiştir:

ضَحُّوا وطَيِّبُوا أنفُسَكُمْ فإِنَّهُ ليسَ مِنْ مُسلِمٍ يوجِّهُ ضَحِيَّتَهُ إلَى القِبلَةِ إِلا كانَ دَمُها وفَرْثُهَا وَصوفُها حَسنَاتٍ مُحْضَرَاتٍ فِي مِيزَانِهِ يومَ القِيامَة اﻫ

Bu hadis-i şerif, kurban kesen kişinin ahirette bu yaptığı amelden dolayı mükâfatlandırılacağını bildiriyor.

Kurban kesmek gücü yetenlere -hacı olsun veya olmasın- sünnet-i müekkede’dir.

Kurban kesmenin vakti, bayram namazı vakti girdikten sonra iki rekât namaz kılınacak ve iki hutbe okunacak kadar vakit geçtikten sonra başlar ve üçüncü teşrik gününde güneşin batmasına kadar devam eder. Teşrik günleri, Kurban Bayramı gününü takip eden üç gündür. El-Berâ’ın rivayet ettiği, Rasûlullâh’ın şu hadisinden anlaşıldığı gibi hayvanı bu vakitten önce kesen kişi, kurban kesmiş sayılmaz:

مَنْ صلَّى صلاتَنا هذهِ ونَسَكَ نُسكَنا فقد أصابَ سنَّتَنا ومن نسكَ قبلَ صلاتِنا فتلكَ شاةُ لحمٍ فليَذْبَحْ مكانَه اﻫ

Manası: Bayram namazını kılıp kurban kesen sünnetimize uymuştur. Ancak Bayram namazından önce kestiği kurban sayılmaz. Onun tekrar kesmesi gerekir. (İmam Buhari ve Muslim)

Continue reading KURBAN BAYRAMI HUTBESİ 1440 / 2019