Mawlid1444-TR

GR77-TR

ALLÂH’IN VERDİĞİ ZAHİRİ VE BATİNİ NİMETLER

Allâh-u Teâlâ yüce Kur’ân’da şöyle buyuruyor:

﴿وَإِن تَعُدُّواْ نِعمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحصُوهَا إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُور رَّحِيم﴾

Manası: Allâh size o kadar nimetler verdi ki, onları sayamazsınız. Muhakkak Allâh günahları bağışlayandır ve Raḥîm’dir. (En-Neḥl suresi, 18. ayet)

Din kardeşlerim; bize yakışan, Allâh’ın bize vermiş olduğu, sayısını Kendisinden hariç kimsenin bilmediği nimetler için şükretmektir. Bu nimetler ise iki kısma ayrılır; zahiri ve batini. Allâh-u TeâKur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿وَأَسبَغَ عَلَيكُم نِعَمَهُۥ ظَٰهِرَة وَبَاطِنَة﴾

Manası: Allâh, sizlere zahiri ve batini nimetler vermiştir. (Lukmân suresi, 20. ayet) …

Kalplerin Hastalıklarından Olan Haset

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Rasûlünün yolundan gitmeyi tavsiye ederim. Allâh-u Teâlâ muḥkem kitabında şöyle buyurmuştur:

﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ ءامَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ 18﴾

Manası: „Ey iman edenler! Allâh’tan korkun ve herkes, yarın için ne hazırladığına baksın. Allâh’tan korkun, çünkü Allâh, yaptıklarınızdan haberdardır.“ (el-Ḥaşr suresi, 18. ayet)

Müslüman kardeşlerim; Allâh-u Tebârake ve Teâlâ, bu ayet-i kerîme’de her birimizin kıyamet günü için ne takdim ettiğine bakarak Kendisine karşı takvalı olmamızı ve kendimizi hesaba çekmemizi emrediyor. Eğer iyilik yaptıysa Allâh’a lütfundan ötürü ḥamd etsin ve iyilik yapmaya devam etsin. Şayet kötülük yaptıysa ondan dönsün, istiğfar ve kalbini ıslah etsin. Muhakkak ki ahiret gününde kalbi selim olan kişiye hariç mal ve çocuklar fayda vermeyecektir. Müslüman kardeşler! Kalp, kötülenmiş sıfatlardan ve meşum hastalıklardan temizlenmesiyle selamette olur. Kötülenmiş sıfatlar ve meşum hastalıklar insanı helak eder. Muhakkak haset, kalplerin hastalıklarındandır. Haset, bir nimete sahip olan Müslümanın, o nimetin onda olmasını istemeyip, ondan gitmesini istemek ve bu doğrultuda amel etmektir. Dikkat et Müslüman kardeşim; şayet din kardeşinin nimetini görüp, onun onda bulunduğundan nefret edip, o nimetin ondan gitmesini temenni edersen ve kalbinde o nimetin ondan gitmesi için amel etmeye karar verir veya o nimetin ondan gitmesi için bir şey söyler veya amel edersen, bil ki günaha düşmüşsündür. …

Allâh’ın, Kulları Üzerinde Fazileti Çoktur Ve O’nun Üzerine Hiçbir Şey Farz Değildir

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Rasûlü’nün yolundan gitmeyi tavsiye ederim.

Allâh-u Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿لَا يُس‍َلُ عَمَّا يَفعَلُ وَهُم يُسَلُونَ ٢٣﴾

Manası: O (Allâh), yaptıklarından sorulmaz, lakin onlar (mükellef yaratılmışlar) sorulurlar. (El-Enbiyâ’ suresi, 23. ayet)

Rasûlullâh bir hadis-i şerifte meâlen şöyle buyurmuştur:

Allâh’ın üzerine, itaatkârları ve peygamberleri dahi azaptan koruması farz değildir. Ancak Allâh bunu, onlara karşı merhamet ettiğinden ve O’nun, onların üzerine fazileti çok olmasından yapar.

Mevlid-i Şerif‘i Neden Kutluyoruz

Muhterem Müslüman kardeşlerim; Peygamber efendimiz Muḥammed’in doğumu ile ilgili yeterince ne söyleyebiliriz? Ey Allâh’ın Rasûlü, ey yaratılmışların en üstünü, ey yüce peygamber, ey mükerrem habibimiz, ey ümmeti üzerinde fazilet sahibi olan! Sen buyurdun ki:

لِكُلِّ نَبِيٍّ دَعْوَةٌ مُسْتَجَابَةٌ فَتَعَجَّلَ كُلُّ نبِيٍّ دَعْوَتَه اﻫ

Manası: Her peygamberin kabul olunan bir duası vardır ve her peygamber o duayı etti. (İmam Muslim)

Sen ise duanı mü‘minlere merhametinden dolayı şefaat olarak kıyamet gününe sakladın ve şöyle buyurdun:

وَإِنّي اخْتَبَأْتُ دَعْوَتِي شفَاعَةً لِأُمَّتِي يومَ القِيامَة اهـ

Manası: Ben ise, duamı ümmetime şefaat için kıyamet gününe sakladım.