Büyük günah üzere ölen Müslümanlar için şefaatin hak olduğunun beyanı

Mümin kardeşim, bil ki şefaat lugat açısından, başkası için bir iyiliği başkasından talep etmektir. Şefaat, Kur’ân ve hadis ile sabit kılınmıştır. Yüce Allâh Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmuştur:

﴿ يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يَشۡفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ٱرۡتَضَىٰ وَهُم مِّنۡ خَشۡيَتِهِۦ مُشۡفِقُونَ ٢٨ ﴾

Manası: Allâh onların önlerindekini de arkalarındakini de (bildiklerini de bilmediklerini de) bilir. Onlar Allâh’ın razı olduklarından başkasına şefaat edemezler ve O’nun  haşyetinden (Allâh’ın ululuk ve korkusundan) içleri titremekte olanlardır.

Müslüman kardeşim, şefaate muhtaç olanlar sadece büyük günah sahipleridir. Çünkü Peygamberimiz hadisi-i şerifinde mana olarak şöyle buyurmuştur: “Şefaatim, ümmetimin büyük günah sahiplerine olacaktır.” Bu ifadenin anlamı, onların şefaate en çok ihtiyaç duyan kimseler olduğudur. “Ümmetimden” ifadesi ise, İslam davetine icabet eden ümmeti, yani Peygamberimizin getirdiği hakikatlere iman eden Müslümanları kastetmektedir. …

Kalplerin İslahı

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Rasûlü’nün yolundan gitmeyi tavsiye ederim.

Yüce Allâh Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿أَفَلَمۡ يَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَتَكُونَ لَهُمۡ قُلُوب يَعۡقِلُونَ بِهَآ أَوۡ ءَاذَان يَسۡمَعُونَ بِهَاۖ فَإِنَّهَا لَا تَعۡمَى ٱلۡأَبۡصَٰرُ وَلَٰكِن تَعۡمَى ٱلۡقُلُوبُ ٱلَّتِي فِي ٱلصُّدُورِ ٤٦

Manası: (Seni yalanlayanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.

Kadir Gecesi

Mübarek Ramadân ayının faziletli ve bereketli olan son on gününe ulaştık. Kalan günlerini saymaktayız. Allâh Rasûlü Ramadân ayının son on gününde camide bulunur ve gecelerini namaz kılmakla geçirirdi. Allâh, Ramadân ayına başka aylara vermediǧi özellikler vermiştir. Ramadân ayında Rasûlullâh’a Kur’ân-ı Kerîm indirilmiştir ve yine Ramadân ayında sahih olan İncîl Meyrem oǧlu Îsâ peygambere indirilmiştir ve sahih olan Tevrât yine bir Ramadân ayında İmrân oǧlu Mûsâ peygambere indirilmiştir. Salât ve selâm onların üzerine olsun. …

Şehâdetin İkinci Kısmının Manası

Allâh-u TeâKur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنوبَكُمْ  وَاللهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ قُلْ أَطِيعُوا اللهَ والرسولَ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّ اللهَ لا يُحِبُّ الكَافِرِينَ﴾

Manası: De ki (Yâ Muḥammed): “Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allâh da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allâh Ġafûr’dur, Rahîm’dir.” De ki (Yâ Muḥammed): “Allâh’a ve peygambere itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allâh, Kendisine ve Rasûlüne inanmayanları sevmez. (Âl-i İmrân suresi, 31. ve 32. ayetleri) …