Şaban ayının 29’uncu günü hilâli takip ettiğimizde olacak olan ihtimaller
Hilâl görünebilir
Hilâl görünmeyebilir
Hava şartlarından dolayı göremeyebiliriz
Continue reading RAMADÂN HİLÂLİNİ TAKİP ETTİĞİMİZDE KARŞILAŞACAĞIMIZ İHTİMALLER
Şaban ayının 29’uncu günü hilâli takip ettiğimizde olacak olan ihtimaller
Hilâl görünebilir
Hilâl görünmeyebilir
Hava şartlarından dolayı göremeyebiliriz
Continue reading RAMADÂN HİLÂLİNİ TAKİP ETTİĞİMİZDE KARŞILAŞACAĞIMIZ İHTİMALLER
Ramadân bayramı: Şevval ayının ilk günü
Kurban bayramı: Zülhicce ayının onuncu günü
Teşrik günleri: Kurban bayramından sonraki üç gün
Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.
Ey Allâh’ın kulları; kendime ve sizlere Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ediyorum.
Allâh-u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:
﴿وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ 34 يَوْمَ يُحْمَى عَلَيْهَا فِي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوَى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْ هَذَا مَا كَنَزْتُمْ لِأَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ 35﴾
Manası: Altını ve gümüşü biriktirerek saklayıp onları Allâh için harcamayan kimseler! İşte bunları acıklı bir azap ile müjdele. Kıyamette, o biriktirilen altın ve gümüşlerin üzerleri cehennem ateşinde kızdırılacak da bu mal toplayanların alınları, yanları ve sırtları bunlarla dağlanacak ve onlara şöyle denecektir; “- İşte bu, nefisleriniz için sakladıklarınız! Artık topladıklarınızın acısını tadın.”
(Et-Tevbeh suresi, 34 ve 35. ayetleri)
Sevgili kardeşlerim; Allâh üzerimize bazı şeyleri farz kılmıştır. Öyleyse bunları ihmal etmeyin. Ve bizlere sınırlar koymuştur. Öyleyse bu sınırları aşmayın. Ve bizlere bazı şeyleri yasaklamıştır. Bunları ise işlemeyin. Allâh’ın üzerimize farz kılmış olduğu hususlardan birisi ise zekât’tır. Zekât hicrî ikinci yılında farz kılınmıştır.
Müslüman kardeşim; sen üzerlerine zekât’ın farz olduğu kişilerden misin?
Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammedﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatte bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.
Mü’min kardeşlerim! Sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.
Allâh-u Teâlâ Kurân-ı Kerîm’de şöyle buyurmuştur:
﴿فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ (7) وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ (8)﴾
Anlamı: Her kim zerre kadar hayır yapmışsa amel defterinde görecektir ve her kim zerre kadar şer yapmışsa onu defterinde görecektir.
Değerli Müslümanlar, muhakkak ki bu iki ayette bize az da olsa çok da olsa hayır yapmamız ve şerden uzak durmamız emredilmektedir. Ne mutlu bize ki şaban ayındayız. Öyleyse bu ayda bol bol hayırlar yapalım.
Peygamber Efendimiz ﷺİmam İbni Mâceh’in rivayet ettiği bir hadis-i şerifinde bu gecenin faziletini şöyle bildirmektedir:
إِذَا كَانَتْ لَيْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَقُومُوا لَيْلَهَا وَصُومُوا نَهَارَهَا اﻫ
Manası: “Şaban ayının 15. gecesini namazla, gündüzünü de oruçla geçiriniz.”
Değerli Müslümanlar şaban ayının 15. gecesi çok büyük ve faziletli bir gecedir. Bu gece bize, Kurân-ı Kerîm’in inmiş olduğu ve ayların içinde en hayırlı ay olan ramadân ayının yaklaştığını hatırlatmaktadır. Peygamber Efendimiz ﷺ bize şaban ayının 15. gününde ve gecesinde ne yapmamızı bildirmiştir. Bizden, geceyi namazla, duayla ve tövbeyle geçirmemizi ve gündüzünü de oruçla geçirmemizi istemiştir.
Allâh-u Teâlâ Kurân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır;
﴿وَلاَ تَنْسَ نَصِيبَكَ مِنَ الدُّنْيَا﴾
Anlamı: Dünyadan nasibini unutma. (El-Kasas suresi, 77. ayet)
Yani, ahiretin için dünyadan olan nasibini unutma. O halde kim bu dünyadan ahireti için hazırlığını yaparsa kazanan odur. Ahiret için hazırlık yapmayan kimse ise kaybedenlerden olmuş olur.