Category Archives: DİN İLMİ

Rasûlullâh’ınﷺ Bazı Mucizeleri (2. Bölüm)

Hamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ  O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Mü’min kardeşlerim! Sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Allâh-u TeâKur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿وَإِسۡمَٰعِيلَ وَٱلۡيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطاۚ وَكُلّا فَضَّلۡنَا عَلَى ٱلۡعَٰلَمِينَ﴾

Bu Âyet-i Kerîme’den, Allâh’ın peygamberleri diğer yaratılmışlardan üstün kıldığı anlaşılmaktadır. (El-Enâm suresi, 86. ayet)

Değerli kardeşlerim; Allâh peygamberleri göndermiştir, onları yaratılmışların en üstünü olarak ve onları – getirdiklerinde sadık olduklarına dair delil olarak – mucizeler ile desteklemiştir.

 

Geçen hafta, peygamber efendimizin bazı mucizeleri hakkında konuşmuştuk. Müslüman, peygamber efendimize hasıl olan mucizelerden bir mucizeyi duyduğunda, ona olan bağlılığı pekişir. Nitekim peygamber efendimiz bir Hadis-i Şerif’te şöyle buyurmuştur:

لَا يَشْبَعُ مُؤْمِنٌ مِنْ خَيْرٍ يَسْمَعُهُ حَتَّى يَكُونَ مُنْتَهَاهُ الجَنَّة

Manası: (Kâmil) mü‘min, hayrı duymaktan doymaz, ta ki sonu cennet olana kadar.
Continue reading Rasûlullâh’ınﷺ Bazı Mucizeleri (2. Bölüm)

Rasûlullâh’ın ﷺ Bazı Mucizeleri (1. Bölüm)

Hamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ  O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Mü’min kardeşlerim! Sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Allâh-u Teâlâ, Kur‘ân-ı Kerîm‘de şöyle buyuruyor:

﴿هُوَ ٱلَّذِيٓ أَرۡسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلۡهُدَىٰ وَدِينِ ٱلۡحَقِّ لِيُظۡهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدا ٢٨﴾

Manası: O’dur ki, peygamberini hidayet ve hak din (İslam dini) ile gönderdi; İslam dininin faziletini göstermek için… Buna şahid olarak da Allah yeter. (El-Fetḥ suresi, 28. ayet)

Değerli kardeşlerim; Allâh, peygamberlerin sonuncusu olan, peygamber efendimiz Muḥammed‘i gönderdi. O ise, emrolunduğu şeyleri yerine getirdi, risaleti tebliğ etti, müjdeledi ve uyardı. Kendisine eziyet edildi, ancak o sabretti. O, sıcakta ve soğukta, yazda ve kışta, gece gündüz, sıkılmadan ve bıkmadan öğretti ve emretti. Öyle ki, ona karşı azgın davrananlar, ona itaat ettiler ve onun vaazlarından dolayı kaya gibi sert olan kalpler yumuşadı. Onun yolunun nuru ile kararmış olan kalpler aydınlandı. Allâh onu, doğruluğunun delili olarak açık mucizeler ile destekledi. Peygamber efendimize, hayatında hasıl olan mucizeler bir hayli çoktur. Bir söze göre, bu mucizelerin sayısı 1000 ile 3000 arasındadır. İmam Şâfi‘î şöyle buyurmuştur: ‘Allâh, Muḥammed’e, diğer peygamberlere verilen mucizelerin ya mislini, ya da daha yücesini vermiştir.’

Continue reading Rasûlullâh’ın ﷺ Bazı Mucizeleri (1. Bölüm)

İcma, Bidat-ı Hasene ve Efendimiz Muḥammed‘in ﷺ Doğumunu Kutlama

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka ilâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ  O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Rasûlünün yolundan gitmeyi tavsiye ederim. Allâh-u Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَتَّبِعۡ غَيۡرَ سَبِيلِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصۡلِهِۦ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا ١١٥

Manası: Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası varılacak kötü bir yerdir. (En-Nisâ’ suresi, 115. ayet)

Mü’min kardeşlerim, bu ayet-i kerime bize şunu bildiriyor: Her kim kurtuluşu istiyorsa mü’minlerin yolundan gitmeli, yani Müslümanların icmaına uymalıdır ve her kim Müslümanların icmaına karşı çıkarsa onun cezası cehennemdir ve o varılacak kötü bir yerdir.

Abdullâh bin Mesûd, Allâh Rasûlü’nün ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:

مَا رَءَاهُ المسلِمونَ حسنًا فهُوَ عِنْدَ اللهِ حَسَنٌ، وما رءاهُ المسلِمُونَ قبيحًا فَهُوَ عِنْدَ اللهِ قَبِيح اهـ

Manası: Müslümanların güzel gördüğü şey – yani hakkında güzel olduğuna dair icmada bulundukları şey – Allâh nezdinde de güzeldir ve Müslümanların çirkin gördüğü şey Allâh nezdinde de çirkindir. (Hafız İbnu Hacer bu hadisin hasen olduğunu buyurmuştur)

Continue reading İcma, Bidat-ı Hasene ve Efendimiz Muḥammed‘in ﷺ Doğumunu Kutlama

NEBİYY VE RASÛLLER

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Mü’min kardeşlerim! Sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Allâh-u Teâlâ yüce Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿وَإِن تَعُدُّواْ نِعمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحصُوهَا إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُور رَّحِيم ١٨﴾

En-Neḥl suresi, 18

Manası: Halbuki Allah’ın nimetlerini teker teker saymaya kalkışsanız, onları sayamazsınız. Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Muhakkak ki, Allâh insana sayamayacağımız birçok nimet vermiştir. İnsanı en güzel surette, düzgün ve dengeli bir şekilde takdir edip yaratmıştır.. Allâh, insanlara akıl vermiştir ki yaratıcısını bilsin. Ve kendisini ve bütün yaratıkları yoktan var eden Yaratıcının şeriki (ortağı), başlangıcı ve sonu olmadığını bilebilsin. İnsan aklı ile O’nun hayat, kudret, irade, işitme, görme, kelâm sıfatı ile vasıflandığını ve hiçbir şeye benzemediğini bilebilir. Insana akıl verilmiştir ki, Allâh’ın emirlerini öğrensin, O’na ibadet etsin ve Allâh’ın verdiği nimetlerin değerini bilip O’na şükretsin. İnsan zevkleri aldatıcı ve belaların bol olduğu bu dünyada hayatını sürmektedir. Ayrıca, Allâh-u Teâlâ insana şeytanı öyle bir yük olarak vermiştir ki, o şeytanın hedefi insanı hak yoldan (dinden) saptırıp ayartmaya çalışmasıdır. Hileleriyle zengini de fakiri de ayartmaya çalışır. Kalbine şüphe ve yasak olan şehvetler sokmaya çalışır, ta ki kalbine öldürücü hastalıklar işleyene kadar. Şeytan bununla insanın onu yoktan var eden Rabbine itiraz etmesini amaçlar.

Continue reading NEBİYY VE RASÛLLER