Category Archives: DİN İLMİ

Kıyamet Gününde Meydana Gelecek Olaylardan Bazıları

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. O’na karşı takvalı olun ve O’ndan hakkıyla korkun ve ancak Müslüman olarak ölün. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَة لَّا رَيبَ فِيهَا وَأَنَّ ٱللَّهَ يَبعَثُ مَن فِي ٱلقُبُورِ ٧﴾

Manası: Kıyamet günü gelecektir, onda hiç şüphe yoktur. Allâh kabirdeki kimseleri diriltecektir. (El-Ḥacc suresi, 7. ayet)

Abdullâh İbn-i Ömer Rasûlullâh’ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

مَنْ أَحَبَّ أَنْ يَنْظُرَ إلَى يَوْمِ القِيامَةِ فَلْيَقْرَأْ إِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ اهـ

Manası: Kim kıyamet gününden bilgi almak isterse ‘İże’ş Şemsu Kuvvirat’ (ayeti ile başlayan sureyi) okusun. (Hakim)

﴿إِذَا ٱلشَّمسُ كُوِّرَت ١ وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَت ٢ وَإِذَا ٱلجِبَالُ سُيِّرَت ٣ وَإِذَا ٱلعِشَارُ عُطِّلَت ٤ وَإِذَا ٱلوُحُوشُ حُشِرَت ٥ وَإِذَا ٱلبِحَارُ سُجِّرَت ٦ وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَت ٧ وَإِذَا ٱلمَوءُۥدَةُ سُئِلَت ٨ بِأَيِّ ذَنب قُتِلَت ٩﴾

(Et-Tekvîr suresi, 1.-9. ayetler)

﴿إِذَا ٱلشَّمسُ كُوِّرَت ١ وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَت ٢﴾

Manası: Güneş katlanıp dürüldüğünde ve ışığı söndüğünde (yani güneş atılır ve nuru gider, ışığı söner) ve yıldızlar semadan dağılıp düştüğünde. (Et-Tekvîr suresi, 1.-2. ayetler)

﴿وَإِذَا ٱلجِبَالُ سُيِّرَت ٣﴾

Manası: Ve dağlar yürütüldüğünde. (Et-Tekvîr suresi, 3. ayet)

Continue reading Kıyamet Gününde Meydana Gelecek Olaylardan Bazıları

ALLÂH-U TEÂLÂ’YI CİSİM OLMAKTAN VE YARATIKLARIN DİĞER SIFATLARINDAN TENZİH ETMEK

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı, peygamberlerin inancı üzerinde ve peygamber efendimiz Muḥammed’in ﷺ yolunda sebat etmeyi tavsiye ederim. Sevgili peygamberimiz – Rabbimin salât ve selâmı onun üzerine olsun – bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:

وَاللهِ إِنِّي لأَعْلَمُكُمْ بِاللهِ عَزَّ وَجَلَّ وَأَخْشاكُمْ لَهُ اهـ

Manası: Vallâhi ben, aranızda Allâh’ı en çok bileniniz ve O’ndan en çok korkanınızım. (İmam Ahmed “Musned”inde)

Peygamberimiz ﷺ bu ilimde, yani Allâh ve sıfatları hakkındaki ilimde en bilgili olmakla kendini methetmiştir; zira bu ilim, ilimlerin en celîli, en yücesi, en gerekli ve en evlâ olanıdır.

Sevgili kardeşlerim; tevḥîd ilmi içerdiği hususlardan dolayı ilimlerin en şereflisidir; zira bu ilim, Allâh-u Teâlâ’yı layıkıyla bilmeyi içerir. Ehl-i Sünnete göre tevḥîd; teşbih ve tatîli nefyetmektir; İbn-i Hacer el-Askalani’nin “Sahih-i Buhari”nin şerhinde zikrettiği gibi: Tevḥîd ilmi, Allâh hakkında vacip olan, ilim, kudret, irade sıfatların isbâtı ve O’nu mahlukatın sıfatlarına benzemekten tenzih etmektir. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿لَيسَ كَمِثلِهِۦ شَيء وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلبَصِيرُ ١١﴾

Manası: Allâh hiçbir şeye benzemez. O, her şeyi işiten ve her şeyi görendir. (Eş-Şûrâ suresi, 11. ayet)

Continue reading ALLÂH-U TEÂLÂ’YI CİSİM OLMAKTAN VE YARATIKLARIN DİĞER SIFATLARINDAN TENZİH ETMEK

Tekfîr Etmekte Aceleci Olmaya Karşı Uyarı

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Şüphesiz ki Allâh, bizlere sayamayacağız kadar çok nimet vermiştir ve O bizim ve bize verdiği nimetlerin Mâlik’idir. Bu nimetlerden dolayı Allâh’a şükretmemiz farz kılınmıştır. Bu şükür ise, nimetlerin günahlarda kullanmamakla olur. Müslüman kardeşim; malın da bedenin de Allâh’ın sana vermiş olduğu nimetlerdendir. Öyleyse malını ve göz ve dil gibi organlarının tamamını asla günahlarda kullanma. Allâh’ın, sana bakmanı yasakladığına bakma ve söylemeni yasakladığını söyleme. Müslüman kardeşim; Allâh’a karşı takvalı ol ve O’nun sana verdiği nimetlerle günahlara düşme. Günah işlersen kendi nefsine zulüm etmiş olursun ve Allâh, zalimleri sevmez.

Mümin kardeşlerim; Allâh’ın, insana verdiği büyük nimetlerden biri olan “dil” hakkında biraz bahsedelim. El-Beled Sûresinin 8. ve 9. Ayetlerinde insanlara verilmiş olan nimetler arasında dilin de olduğu şu şekilde geçmektedir:

﴿أَلَم نَجعَل لَّهُۥ عَينَينِ ٨ وَلِسَانا وَشَفَتَينِ ٩

 

Manası: Allâh, insanı iki göz, bir dil ve iki dudakla nimetlendirmiştir.

Continue reading Tekfîr Etmekte Aceleci Olmaya Karşı Uyarı

Peygamber Efendimiz´in Üstün Ahlâkından Bazı Örnekler, Öfkeyi Yenmek Ve Akraba İlişkilerini Korumak

Hamd Allâh’adır. O’na hamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun bl,penzeri yoktur. O’nun mekanı yoktur. O’ndan başka yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muhammed  O’nun kulu, rasûlü ve sevgilisidir. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükafatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükafatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muhammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Allâhu teâKur´an-ı kerîmde şöyle buyurmuştur:

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيم ٤﴾

Manası: (Ey Muhammed) Muhakkak ki sen azîm (yüce) bir ahlâk üzeresin.

İmâm Buhârî´nin Âişe´den radiyallâhu ^anhâ rivayet ettiĝi hadiste Âişe radiyallâhu ^anhâ Rasûlullâh’ın sallallâhu aleyhi ve sellem vasfı hususunda şöyle demişitir:

كَانَ خُلُقُهُ القُرْءَان

Manası: “Onun ahlâkı Kur´ân idi”. Bu hadis şu anlama gelir; Bir kimse Rasûlullâh´ın ahlâkını öĝrenmek isterse Kur´an-ı okusun ve onu anlasın işte o zaman o kişi Rasûlullâh´ın ahlâkını anlar. Dolayısıyla Allâhu Teâlâ’nın Kur´an’da emretmiş olduğu her güzel haslet (huy), Peygamberimizin ahlakından olan huylardandır.

İyiliği emredip kötülükten sakındırmak, başına gelen musibetlere sabredip kimseye zarar vermemekte güzel ahlaktandır.

İmam Buhari Enes ibni Mâlik´ten Peygamber efendimiz hakkında yaptığı tarifte şöyle buyurmaktadır:

Manası: O görünümü ve ahlakı en güzel olan insandı.

Ebu Bekir el-la´âl “mekârim el-ahlâk“ adlı eserinde Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

كُنْتُ بَيْنَ شَرِّ جَارَيْنِ عُقْبَةَ بْنِ أَبِي مُعَيْط وَأَبِي لَهَبٍ كَانَا يَرْمِيَانِ بِما يَخرُجُ مِنَ النَّاسِ عَلى بابِي

Manası: Ben en şerli iki komşu ^Ukbe ibnu Ebû mu’ayt ile Ebû leheb arasında bulunurdum. Bunların ikisi kapımın başına insanlardan çıkan şeyleri atardı.

Continue reading Peygamber Efendimiz´in Üstün Ahlâkından Bazı Örnekler, Öfkeyi Yenmek Ve Akraba İlişkilerini Korumak