Category Archives: Cuma Hutbeleri

Müjdeler ve Peygamberi Rüyada Görmek

Hamd Allâh’adır. O’na hamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammedﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Allâh-u Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm‘de şöyle buyuruyor:

﴿إِنَّ ٱلأَبرَارَ لَفِي نَعِيم ١٣﴾

Manası: Müttakiler nimetler içinde olacaktırlar. (El-Mutaffifîn suresi, 22. ayet)

Değerli kardeşler; Allâh’ın vaad ettiği gerçekleşir ve O peygamberini ve kulunu hakk ile konuşturdu.

Rasûlullâh her ne ile geldiyse

Ona teslim olmak ve onu kabul etmek farzdır.

Rasûlullâh‘ın getirdiklerine iman eden kimsenin sıfatlarından, cennete girmeyi özlemesi ve Allâh’ın azabından korkmasıdır. Dolayısıyla özlem, korku ve kaygı kişiyi Kıyamet Günü’ne ve bu dünyadan hayırlı azık ile göç etmeye hazırlık yapmasına sürükler. Peygamber efendimiz Muḥammedﷺ şu sözünde genel olarak insanlara müjde vermiştir:

مَنْ قَالَ إذَا أَصْبَحَ رَضِيتُ بِاللهِ رَبًّا وَبِالإِسلامِ دِينًا وَبِمحمَّدٍ نبيًّا فأنَا الزَّعيمُ لآخُذَنَّ بِيَدِهِ حتَّى أُدْخِلَهُ الجنَّةَ

Manası: Kim sabahleyin ‘Allâh‘ın Rabbim olduğuna, İslam’ın dinim olduğuna ve Muḥammed’in peygamberim olduğuna razı oldum.’ derse, cennete girer.

Bu sözü devamlı olarak her sabah söyleyen büyük kazanç elde eder.

Peygamber efendimiz yine bazı kimselere hususi olarak müjde vermiştir. Rasûlullâh, Ebu Bekir’in, Ömer’in, Osman’ın, Ali’nin, Talha’nın, Ez-Zubeyr’in, Sa’d’in, Sa’îd’in, Abdurraḥmân İbn-u Avf’ın ve Ubeyde’nin cennette olduğunu bildirmiştir.

Continue reading Müjdeler ve Peygamberi Rüyada Görmek

Efendimiz Muḥammed’eﷺ Olan Sevgimiz

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Rasûlünün yolundan gitmeyi tavsiye ederim.

Allâh-u Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿قُل إِن كُنتُم تُحِبُّونَ ٱللَّهَ فَٱتَّبِعُونِي يُحبِبكُمُ ٱللَّهُ وَيَغفِر لَكُم ذُنُوبَكُم وَٱللَّهُ غَفُور رَّحِيم ٣١ قُل أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلكَٰفِرِينَ ٣٢﴾

Manası: De ki (ey Muḥammed): “Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allâh da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allâh Ġafûr’dur, Raḥîm’dir.” De ki (ey Muḥammed): “Allâh’a ve Rasûl’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allâh, Kendisine ve Rasûlüne inanmayanları sevmez. (Âl-i İmrân suresi, 31. ve 32. ayetler)

Allâh’ın izniyle bugün çok yüce bir husus hakkında konuşacağız. Bu yüce husus, peygamberlerin sonuncusu ve en faziletlisi, insanların en faziletlisi, alemlerin en faziletlisi olan efendimiz Muḥammed’e ﷺ karşı duyulan sevgidir. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e, âl’ine ve ashabına olsun, böylece onun sevinci artar.

Mü’min kardeşlerim; bilinmelidir ki, bizler Allâh Rasûlü’nü ﷺ, dinimizin bizlere bildirdiği doğrultuda ve dine aykırı düşmeyecek bir şekilde yüceltiyor ve seviyoruz. Şüphesiz ki, efendimiz Muḥammed’i ﷺ sevmek her mükellefe farzdır. Allâh-u Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿قُل إِن كُنتُم تُحِبُّونَ ٱللَّهَ فَٱتَّبِعُونِي يُحبِبكُمُ ٱللَّهُ وَيَغفِر لَكُم ذُنُوبَكُم وَٱللَّهُ غَفُور رَّحِيم ٣١﴾

Manası: De ki (ey Muḥammed): “Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allâh da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allâh Ġafûr’dur, Raḥîm’dir.” (Âl-i İmrân suresi, 31. ayet)

Allâh-u Subḥânehu ve Teâlâ başka bir ayet-i kerimede de habibi ﷺ hakkında şöyle buyuruyor:

﴿إِنَّا أَرسَلنَٰكَ شَٰهِدا وَمُبَشِّرا وَنَذِيرا ٨ لِّتُؤمِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ﴾

Manası: Allâh, Muḥammed’i bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdi, ki siz (insanlar) Allâh’a ve Rasûlüne iman edesiniz ve (peygamberi) yüceltip ona saygı gösteresiniz. (El-Fetḥ suresi, 8. ve 9. ayetler)

Continue reading Efendimiz Muḥammed’eﷺ Olan Sevgimiz

İcma, Bidat-ı Hasene ve Efendimiz Muḥammed‘in ﷺ Doğumunu Kutlama

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka ilâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Rasûlünün yolundan gitmeyi tavsiye ederim. Allâh-u Teâlâ yüce kitabında şöyle buyuruyor:

﴿وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِن بَعدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلهُدَىٰ وَيَتَّبِع غَيرَ سَبِيلِ ٱلمُؤمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصلِهِۦ جَهَنَّمَ وَسَاءَت مَصِيرًا ١١٥﴾

Manası: Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası varılacak kötü bir yerdir. (En-Nisâ’ suresi, 115. ayet)

Mü’min kardeşlerim, bu ayet-i kerime bize şunu bildiriyor: Her kim kurtuluşu istiyorsa mü’minlerin yolundan gitmeli, yani Müslümanların icmaına uymalıdır ve her kim Müslümanların icmaına karşı çıkarsa onun cezası cehennemdir ve o varılacak kötü bir yerdir.

Abdullâh bin Mesûd, Allâh Rasûlü’nün ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:

مَا رَءَاهُ المسلِمونَ حسنًا فهُوَ عِنْدَ اللهِ حَسَنٌ، وما رءاهُ المسلِمُونَ قبيحًا فَهُوَ عِنْدَ اللهِ قَبِيح اهـ

Manası: Müslümanların güzel gördüğü şey – yani hakkında güzel olduğuna dair icmada bulundukları şey – Allâh nezdinde de güzeldir ve Müslümanların çirkin gördüğü şey Allâh nezdinde de çirkindir. (Hafız İbnu Hacer bu hadisin hasen olduğunu buyurmuştur)

Continue reading İcma, Bidat-ı Hasene ve Efendimiz Muḥammed‘in ﷺ Doğumunu Kutlama

ANNE İLE BABAYA İYİ DAVRANMAYA TEŞVİK VE UKÛK’TAN UYARI

Hamd Allâh’adır. O’na hamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekanı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muhammed ﷺ O’nun rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muhammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Mü’min kardeşlerim, sizlere ve kendime her şeye kadîr olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Allâhu Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿وَقَضَى رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوا إِلّآ إِيَّاهُ وبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسانًا إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الكِبَرَ أَحَدُهُما أَوْ كِلاهُما فَلا تَقُل لَّهُمَا أُفٍّ وَلا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَولًا كَريمًا 23 وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا 24﴾

Manası: Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anne ve babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet et ve “Rabbim! Küçüklüğümde onlar bana nasıl merhamet etmişlerse, şimdi de Sen onlara rahmet et!” diyerek dua et. (El-İsrâ‘ suresi, 23. ve 24. ayetler)

﴿وَقَضَى رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوا إِلّآ إِيَّاهُ﴾: yani Allâhu Subhânehu ve Teâlâ kullarına kesin bir şekilde Kendisinden bir başkasına ibadet etmemeyi emrediyor.

﴿وبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسانًا﴾: yani Allâh, anne ve babaya ihsanda bulunmayı emrediyor ve ihsandan maksat iyilik ve hürmette bulunmaktır. İmam Muslim, Abdullâh bin Mes’ûd’un bir seferinde Rasûlullâh‘a ﷺ “Allâh ve rasulüne iman etmekten sonra hangi amel en faziletli ameldir?” diye sorduğunu rivayet eder. Rasûlullâh ﷺ mealen şöyle cevap vermiştir: “Vaktinde kılınan namaz.” Abdullâh bin Mes’ûd devam sormuştur: “Ondan sonra?” Rasûlullâh ﷺ mealen: “Anne ve babaya iyi davranmak.” diye cevap vermiştir.

Ayrıca İmam Muslim peygamber efendimizin ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

رَغِمَ أَنْفُ مَنْ أَدْرَكَ أَبَوَيْهِ عِنْدَ الكِبَرِ أَحَدَهُما أَوْ كِلَيْهِمَا فَلَمْ يَدْخُلِ الجنَّة اﻫ

Manası: Anne ve babaya yaşlılık ve zayıflıklarında hizmet ederek, nafaka vererek vs. iyi davranmak cennete girmek ve ahirette kazançlı olmak için bir sebeptir ve bunda geri kalmak büyük bir kayıptır.

İmam Hâkim ve başkaları Rasûlullâh‘ın ﷺ şöyle buyurduğunu da rivayet etmiştir:

رِضَا اللهِ في رِضَا الوَالِدَيْنِ وسَخَطُهُ في سَخَطِهِمَا اﻫ

Manası: Anne ile babanın rızasını kazanan Allâh’ın rızasını kazanmıştır ve onları incitenin üzerine Allâh’ın gazabı vardır.

Continue reading ANNE İLE BABAYA İYİ DAVRANMAYA TEŞVİK VE UKÛK’TAN UYARI