Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.
Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.
Değerli kardeşlerim; Allâh-u Teâlâ yüce kitabında alimleri şöyle övüyor:
﴿ يَرفَعِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنكُم وَٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلعِلمَ دَرَجَٰت وَٱللَّهُ بِمَا تَعمَلُونَ خَبِير﴾
Manası: Allâh aranızda din ilmini öğrenmiş olan mü’minlerin derecelerini yükseltir. Allâh, yaptıklarınızdan haberdardır. (El-Mucâdeleh suresi, 11. ayet)
Allâh, alimleri alim olmayanlar gibi kılmamıştır. Alimler, alim olmayanlarla eşit değildir.
Allâh-u Teâlâ Ez-Zumer suresinde şöyle buyuruyor:
﴿قُل هَل يَستَوِي ٱلَّذِينَ يَعلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعلَمُونَ﴾
Manası: De ki (ey Muḥammed): “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?!” (Ez-Zumer suresi, 9. ayet)
Hayır, Allâh’ın adına yemin olsun ki bir olmazlar. Nasıl olur ki alim ile cahil bir olsun?! İlmiyle amel eden alimler, Allâh’a karşı başkalarından daha huşuludur.
Nasıl olur ki alim ile cahil bir olsun?! Rasûlullâh ﷺ şöyle buyurmuştur:
العُلَماءُ ورثَةُ الأَنْبِياءِ اﻫ
Manası: Alimler, peygamberlerin varisleridir.