Category Archives: Cuma Hutbeleri

Kıyametin Büyük Alametleri

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammedﷺ  O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim.

Rabbimiz Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿ٱقۡتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلۡقَمَرُ ١﴾

El-Kamer suresi, 1. ayet

Manası: Kıyamet günü yaklaştı ve ay yarıldı.

Ahirette fayda verecek olan takvadır.

Continue reading Kıyametin Büyük Alametleri →

AŞURE GÜNÜ

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki Efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları; sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Peygamberlerin yolundan gitmeyi tavsiye ederim. Allâh-u Tebârake ve Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

﴿وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمۡ أَلۡفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمۡسِينَ عَامٗا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمۡ ظَٰلِمُونَ﴾

Manası: Andolsun, Allâh, Nûḥ’u kendi kavmine Peygamber olarak gönderdi. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi. (El-Ankebût suresi, 14. ayet)

Allâh-u Teâlâ başka bir ayette şöyle buyuruyor:

﴿فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقٖ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِيمِ﴾

Manası: Bunun üzerine Allâh, Mûsâ’ya: “Değneğinle denize vur” diye vahyetti. Hemen deniz ayrıldı, her parçası yüce bir dağ gibiydi. (Eş-Şuarâ’ suresi, 63. ayeti)

Continue reading AŞURE GÜNÜ →

FARZ NAMAZLARIN SÜNNETLERİNE VE BAŞKA SÜNNET NAMAZLARINA TEŞVİK ETME

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekânı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nuru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı efendimiz Muḥammed’e ve diğer peygamberlere olsun.

Ey Allâh’ın kulları, sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı ve Rasûlünün yolundan gitmeyi tavsiye ederim. Allâh’a karşı takvalı olun.

Allâh-u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmştur:

﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ ءامَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ﴾

Manası: Ey iman edenler rukuya ve secdeye varın, Allâh’a ibadet edin ve hayır işleyin ki kurtulasınız. (El-Ḥacc suresi, 77. ayet)

Allâh-u Tebârake ve Teâlâ, bize Kendisine ibadet ve itaat etmemizi emretmiştir. Rasûlullâh ﷺ (Allâh’a ve Rasûlüne imandan sonra) amellerin en hayırlısı hakkında sorulduğunda şöyle cevap vermiştir:

الصلاةُ لِوَقْتِهَا اﻫ

Manası: ”Vaktinde kılınan namaz.” (Buhari ve Muslim)

Continue reading FARZ NAMAZLARIN SÜNNETLERİNE VE BAŞKA SÜNNET NAMAZLARINA TEŞVİK ETME →

Hicreti Nebevi Şerif

Ḥamd Allâh’adır. O’na ḥamdeder, O’ndan yardım ve bizleri hidayette sabit kılmasını dileriz. O’na şükreder, O’ndan af diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allâh’ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz ve Allâh’ın saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki Allâh’tan başka İlâh yoktur. O; tektir, ortağı yoktur. O’nun zıddı ve dengi yoktur. O’nun benzeri yoktur. O’nun mekanı yoktur. O’ndan başka Yaratıcı yoktur. Yine şehadet ederim ki efendimiz, sevgilimiz, yücemiz, rehberimiz ve gözümüzün nûru Muḥammed ﷺ O’nun Rasûlü ve en sevgili kuludur. O ﷺ, risaleti tebliğ etmiş, emaneti yerine getirmiş ve ümmete nasihatta bulunmuştur. Allâh, onu diğer Peygamberleri mükâfatlandırdığı şeylerden daha fazlası ile mükâfatlandırsın. Allâh’ın salât ve selâmı Efendimiz Muḥammed’e ve diğer Peygamberlere olsun.

Mü’min kardeşlerim! Sizlere ve kendime her şeye kâdir olan yüce Allâh’a karşı takvalı olmayı tavsiye ederim. Ayrıca sizlere Onun Peygamberinin yolundan gitmeyi tavsiye ederim. Allâh-u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır:

﴿إِلَّا تَنصُرُوهُ فَقَدۡ نَصَرَهُ ٱللَّهُ إِذۡ أَخۡرَجَهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ ٱثۡنَيۡنِ إِذۡ هُمَا فِي ٱلۡغَارِ إِذۡ يَقُولُ لِصَٰحِبِهِۦ لَا تَحۡزَنۡ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَنَاۖ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَيۡهِ وَأَيَّدَهُۥ بِجُنُود لَّمۡ تَرَوۡهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلسُّفۡلَىٰۗ وَكَلِمَةُ ٱللَّهِ هِيَ ٱلۡعُلۡيَاۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ٤٠﴾

Bu ayet-i kerîme’de Peygamber Efendimizin sahabesi Ebu Bekir ile mağarada bulunduğunda ona mealen “Korkma, Allâh bizi korur ve bize yardım eder.” demesi geçmektedir.

Mü’min kardeşlerim; bugünkü hutbemiz Efendimiz Mustafâ’nın siyerinden çok önemli bir konuyla alakalı olacaktır. Konumuz Hicret-i Nebevi Şerif’le alakalı olacaktır. Rasûlullâh’ın siyerinden nice dersler alınmaktadır. Bu nasıl olmasın ki, sözümüz insanların en efdalı olan Efendimiz Muḥammed ﷺ hakkındadır. Bu nasıl olmasın ki, kelamımız peygamberlerin sonuncusu ve efendisi, Allâh’ın sevgili kulu hakkındadır. Din kardeşlerim, Allâh Efendimiz Muḥammed’i peygamber olarak seçmiştir ve ona tüm peygamberlerin dini olan İslam dinini tebliğ etmeyi ve insanları uyarmayı emretmiştir. Peygamber Efendimiz insanlara, tek olan ve ortağı olmayan Allâh’a ibadet etmelerini emretmiştir. Allâh’ın, şeriki, benzeri, eşi ve çocuğu olmadığını öğretmiştir. Peygamber Efendimiz, insanlara adaletli olmayı, iyilik etmeyi ve iyi ahlak üzere olmayı öğretmiştir. Rasûlullâh şöyle buyurmuştur:

إِنَّمَا بُعِثْتُ لِأُتَّمِمَ مَكَارِمَ الأَخْلَاق اهـ

Manası: “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Beyhaki)

Continue reading Hicreti Nebevi Şerif →